Gizli Bahçe The K2 Shopping King Loui Sarai Aşkın Kokusunu Aldım Bir Anda Aşk Eğer Benimle Olsaydı Büyü Cindrella and Four Knights Hayat Işığım Love in the Moonlight Piyon Moon Lovers Scarlet Heart Ryeo Tutku Oyunları Serisi İzabel Şeytan Tüyü - Yakın Mesafe

As!'den__Sarah Maclean & Aşk Mevsimi_Kitabı Yorumu__

Harika bir kitap daha bitirdim ben dostlar.


Historical romance kitapları her daim kalbimin & kitaplığımın en sağlam köşesinde yer alırlar. Hele ki şahane bir yazarın kaleminden çıkmış bir historical romance ise  kalpte, dillerde ve kitaplığımda yatılı misafirim olur. 
Sarah Maclean'nın aşk Mevsimi kitabı da an itibariyle kitaplığımda yatıya kalmış durumda. 
 Yazar beni The Rules of Scoundrels serisinden sonra yine şaşırtmadı. Hatunun kalemi çooooooooooook iyi.. 

Dikkat UYARI - kitabı bitirince spontane gelişen dua seansında buluyorsunuz kendinizi. 
Bknz örnek; Allah'ım, beni böyle bir kaç aylığına, tamam haftalığına, tamam, tamam günlüğüne ya da en azından bir adetcik baloya, şöyle 1800'lü yıllara yollasan?. Oralardan azcık nasibi alsam, hı? Zati beden  21. yüzyılda ama kalbim 18.yılda takılı kalmış durumdayken şahsen bence olabilir. 

Tamam, sakinim, sakiniz, sakin olacağım, mantıklı düşünüp mantıklı dualar edeceğim :( 

Efenim yorumuma limon sıkmadan geleyim kitaba. Olaylar 1815 yılının İngilitere'sinde geçiyor. 

Yer Essex, mekan Blackmoor mülkü, mülk sahibi - bilin ki aynı zaman da kalbimin sahibi, kendisinin karşısında en kibar halimle reveransımıda yapar, ilk dansımı kendisine ayırırım, o kadar da leydi ruhluyumdur. - Ay ben konudan yine dağıldım. Mülkümüzün sahibi Blackmoor kontu Gavin Sewell <3 'dir. 
Babası talihsiz (!) bir kaza sonucunda vefat eder ve kontluk ünvanıyla beraber herşeyin sahibi olur. Kendisi aynı zamanda Stafford ailesinin de en yakın dostu, ailenin bir ferdi gibi dir.  
Babasının şüpheli kazasından sonra olayların peşini bırakmaya pek niyetli olmayan çiçeği burnunda kontumuz, derin ve tehlikeli araştımanın içine girer. Kitabın en güzel yanlarından biri, Historical romance ama içerisinde polisiye de yer almakta. Polisiye severler bence bu kitabı duble daha çok seveceklerdir. Öyle sürekli polisiye olmazsa bile merak hiç bitmiyor.

Kitabın bir sonraki sevilen canlarına :)
Efenim kayıtlara geçsin plissss.. Zira bendeniz Asi,  kitabın içerisinde ki kızları epeyce bir sevdi. Kızlar tam benim kafada. Evlilik düşmanı (biri hariç ama olsun onuda sevdim) ya da şöyle diyelim onlarda ben gibi her şeyin bir zamanı olduğuna inanlardan. Ahh yirim kesinlikle haklısınız kızlar. Tam desteğim size :D 

Sayfalarda, Alex - yani ALEXANDRA ELIZABETH STAFFORD ve onun en yakın arkadaşları Leydi Vivian Markell ve Leydi Elenor Redburn ile beraber ile çılgınca zaman geçiriyoruz. Her an bu sefer baloda ne giyecekler, sıradaki balodan nasıl kaytaracaklar ya da yapışkan adamın dans teklifini nasıl red edecekler diye merak içerisinde ve kesinlikler her satırda kıkırdayarak okuma şerefine nail oluyorsunuz.  Kitapları balolara tercih eden, zekasıyla ve kafasında kurgularla dolaşan Ella, sıradan bir kız olsada ve saf halleri ile kendisi sevdiren Vivi, huyu suyu tam benlik olan Alex, sorarım size nasıl sevilmesinler :)


 Vivi'nin ikiz kardeşi Sebastian'dan yazar minnak bir satır da bahsetti ama bendeniz kendisini epeyce bir merak ettim. Kendime Not: Sebastian'nı araştır!

Sevilecek bir diğer en en önemli şey-ler iseeeeee !  Bir kez daha iyi ki bunlar sadece kitaplarda var dediğim inanlara geldi sıra. Bu adamların gerçekte vaar olduğunu ve benim o dönemde olmadığımı bir düşünsenize  0_o Allah'ım kabus !. İyi ki,  iyi ki sadece kitaplarda varsınız siz. :J

Tüm öpücüklerim ve alkışlarım, sevgili düşes hanfendinin yani annelerinin evlilik baskısından nasiplerini sonuna kadar alan ama baskıya sağlam dayanan Stafford erkeklerine gelsin :) 

William Stafford (yani Will), Weston markisi; Nicholas Stafford (Nick) Forrow Kontu ve Christopher Stafford (Kitt) Baxer Baronu unvanlarıyla girdikleri her balo da kızların gazabından kurtulsalarda analarının gazaplarından kurtulamıyorlar. Ve bu erkeklerimizi epey bir çileden çıkarıyor :D 

Gariplerim hiç kimseden, hiç bir şeyden çekmediler düşesten ve unvanlı damat isteyen analardan çektikleri kadar. O balo senin bu balo benim sürüklenip durdular :p 

Not olarak belirtmeliyim ki, anne düşes ve baba dük ile aramda da inanılmaz bir bağ oluştu. O dönemde olaydım kesin beni gelin olarak himayelerine alırlardı :) güzelden anlıyorlar vesselam :p 

 Olaylar tüm bu sevilesi şahane insanlar arasında yer yer komik, yer yer meraklı bir şekilde geçip giderken bir de bakmışız ki kitabın sonuna gelmişiz. 









Blackmoor kontu Gavin Sewell<3
En sevdiğim an: Balo sahneleri ve Kızımız Alex'in  Gavin'ni balo salonun ortasında bırakma teşebbüsü ^_^
En sevmediğim:  şeytan ruhlu pislik adam :p
En şapşik: Aha kızlar yamacıma gelin :)
 En sevdiğim alıntı:  Will. "Vakit geldi, millet. Annen, Worthington Balosu'nun planlaması için hepimizin akşam yemeğinde hazır bulunmasını istiyor."
Nick icini çekerek kalktı, konuşurken ses tonu öfkeliydu. " İnsan da sanır ki bütün Britanya İmparatorluğu'nda sezondab daha önemli hiçbir şey yok. Tanrı bizi boş işlerle uğraşan annelerden korusun."
Kit. "Sen de bizinle gelsene, Blackmoor.
Blackmoor, " Bence bu gece sizinle yeterince uğraştım. Bir de gelip annenizle balo toplantısı mı yapacağım? Hiç sanmıyorum dostum"
  
Kitap Künyesi: 
Kitap Adı: Aşk Mevsimi
Yazar: Sarah Maclean
Yayınevi: Nemesis Kitap
Orjinal İsim: The Season
Tür: Tarihi Aşk / Historical Romance 
Yazarın diğer kitapları için : Okuoku & D&R & Kitapyurdu

Güzel bir kitabı daha bitirmenin mutluluğuyla. Historical severlere, hiç historical romance okumayanlara şiddetle önerimdir efenim. 
  
Kitapsız bir tek günümüzün dahi geçmemesi dileğiyle. Sevgilerle As!








As!'den__Moira Young_Kan Kırmızı Yol_Kitap Yorumu

Selam gençler & genç hissedenler, üstünüze afiyet ben yine harika bir kitap daha bitirdim :)

Asla vazgeçmeyeceğim baba.. Biliyorsun ben sözünden dönen biri değilim...


Çıkacak duyurusunu aldığımda sakince ve sabırla beklemeye koyulan bendeniz Tüyap fuarında kitabı görür görmez hemen kitaplığıma dahil etmiştim. Okumak için doğru haliyeti ruhiyeme kavuştuğum anda da kitabı bitirdim (alkış, alkış)

Kuralık basmadan önce ki o gürül gürül akan, kuralık olduğunda kurumayı kendine görev edinen Gümüşgöl de başlayan hikaye,  birbirlerine bağlı, anneleri küçük kardeşi dünyaya getirdikten hemen sonra vefat edip bir başlarına kalan ikiz kardeş Saba ve Lugh, küçük kardeş Emmi, anne vefat ettikten sonra kendine bir türlü gelemeyen kaçık baba ile hikaye hızını kesemden daha ilk sayfadan devam ediyor.

Aklını yıldızlarla- yanı  yıldız falıyla - bozmuş, geleceği görebilen ama gördükleriyle ser verip sır vermeyen bir baba ne kadar güvenilir olabilir ki? Babanın bu durumu Lugh'ı çileden çıkarsada en nihayetinde babasıdır ve birşey demez, diyemez. Ta ki o son güne kadar !..

Kum fırtınasının ayyuka çıktığı bir günde babalarının korkutuğu şey başlarına gelir ve kötü niyetli adamlar Lugh'ı almaya gelirler. Evet işte olayların çorap söküğü gibi sökülerek devam etme süreci de tam olarak bu andan itibren başlıyor. Baba o kargaşada ölür, ölürken de Saba'ya erkek ikiz kardeşi Lugh'ı mutlaka bulmasını ona ve Emmi'ye sahip çıkmasını ister.

Ve şimdi Saba için vakit; Ölü göl.. Ölü diyar.. Ölü hayat'dan ayrılıp ikizini bulma vaktidir.

 
Önce Lugh'ı kaçıranlarıın peşinden sıkı bir "takip" başlar, sonra kardeşi Emmi'yi güvenli olarak bildiği tek yer olan "Çaprazçay'a" bırakıp, ardından takibe kaldığı yerden devam ederek soluğu  "Kumdenizi'nde" alır. Burada başına ummadığı bir şey gelir ve kendisini "Ümitkent"'in zindanlarında Ölüm Meleği olarak bulur. Ardından "Karanlıkağaçlar," serüveni ve  "Kara Dağlar" da hayatta kalma çabası ile son durağı olan Lugh'ın tutulduğu yer "Özgürlük Tarlaları" nda yolculuğu sona erer.

Tamam tamam daha yazmıyorum.. Devamını kitabın sayfalarında diyorum :)


 Her bölüm harikaydı. Yazar abla o kadar güzel anlatmış ki, sanırsın böyle yerler gerçekten var. Takip sırasında Lugh'a ne oldu merakı ve onu kötü adamların elinden kurtarabilecek miyiz sorusuyla hızla sürüp gidiyor..

Tüm bu yolculukta karşılaştığı ve Saba'nın peşine takıldığı dostlarınıda kesinlikle es geçmeyeyim. 


Ash, Epona, Jack <3 (burada kocaman kalp) Maev, İke, Tommo, Karga Nero gibi dostlarım olsun sırtım sittin sene yere gelmez. :))) 

Tabi yer yer Saba'nın ukala ve bencil halleri, Emmi'nin söz dinlemeyen şımarık kız kardeş durumları saç baş yoldurmadı değil ama işte kitap kendini öyle içine çekiyor ki - amannnnnnn onlarda neymiş diyorsun :)

Çünkü bizim ulvi bir görevimiz var ! Ne mi? Tabiki, yaz ortası arefesinden önce Lugh'ı bulmak. Ne den mi? Çünkü o "Gümüşgölü'nün yakışıklı adamı." <3 

Jack'ın kitaptaki en favori adamım olduğunu söylemişmiydim? Peki, Lugh'ı da yedeklerimde ilk sıraya aldığımı? Bu iki adamı saatlerce okuyabilme kabiliyetinde olduğumu peki?.. Tamam o zaman sıkı durun.. Tüm bunlar kalbimden geçen en en en üst düzeydeki hissiyatım :)))

İşte en sevdiğim En'lerim 

En sevdiğim alıntılar
"Özür dilerim" diyorum.
"Ne için?" diyor.
"Daima şey olduğum için.. bilirsin.. çok..
"Nankör mü?" diyor.
"Evet" diyorum.
"Huysuz mu?"
"Öyle tahmin ediyorum."
"Kaba mı? Dik kafalı mı? Sert mi?
"Sert değilim!"
"Ah evet, sertsin. Hem de çok. Ama ben bir kadında bunu severim."
Gülüyorum. "Delisin," diyorum.
"Seninle tanışıncaya dek iyiydim," diyor.
 *************
 "Sen benim kanımdasın , Saba." "Kafamdasın, nefesimdesin, kemiklerimdesin.. Tanrı yardım etsin, her yerimdesin. Seni gördüğüm ilk andan beri benimlesin."

En sevdiğim kişi
Lugh <3 / Jack ve karga Nero <3 

En sevdiğim an
Jack'ın olduğu her an <3 Adam serseri ya <3 


Efenim, serimiz 3 kitaplık bir seriden oluşuyor. Sıkıntı yok yayınevine sonsuz güveniyorum pek yakında 2 ve 3.kitabı da çıkaracaktır - diye ümit ediyorum :)


1.Kitap / Kan Kırmızı Yol (Blood Red Road / Dust Lands #1)
2.Kitap / Rebel Heart (Dust Lands #2)
3.Kitap / Raging Star (Dust Lands #3)

Bir sonraki sayfada ne olacak, karşılarını ne çıkacak sorusuyla sayfalar tükendi bitti. Bu tarz macera ve aksiyon dolu kitaplara hasret kalan kitap kurtlarına şiddetle tavsiyemdir.

Haydi bu da benden bonus olsun o vakit Blood Red Road Trailerini sizlere taktim ediyorum. 


Kitapsız bir tek günümüzün dahi geçmemesi dileğiyle efenim.. Sevgilerle As!

As!'den__10.Ankara Kitap Fuarı_Notları

Eveeeeet bir fuara daha gittim, gördüm, gezdim ve kürkçü dükkanına geri döndüm :)

Malumunuz ablam Meral KIR'ın imza günü vesilesiyle bendeniz de takıldım ablamın peşine teee İstanbul'lardan Ankara'lara gittim. 

Maceramız sabahın 04:30'un da ablamın telefonuyla uyandım. Bir hışımla ve hevesle hazırlanıp ablamı beklemeye koyuldum. Evet bu kısımda azıcık serzenişte bulunabilirim sanırım, ablam az biraz yavaş hareket ettiğinden ötürü uçağa resmen son saniye yetiştik. Uçağa yetişmek için öyle bir deparla koştuk ki Usain Bolt bizi göreydi önümüzde eğilirdi.  Ve uçakta öğrendim ki Ankara uçuşları bol turbulanslı, bol beşik gibi sallanmalı geçermiş. Tabi bunu ben uçakta öğrendiğim için iş işten geçmişti ama bir ara kaptana beni sağ da bir yerde indirin deme isteğimi de epeyce bir zor bastırdım. 

Esenboğa havaalanından kendimi tam dışarıya attım ki amanın o da ne ! Yanaklarım salisede buz kesti. Evet siz, siz olun kış ortasında Ankara'ya gideceksiniz yüz maskesi takın. Havaalanından ilgili otobüse binip - ay bunu demezsem çatlarım - güya Ankara'yı yollarda izleyeyim diye otobüste en öne binip uyuya kalan tek insan evladıyım, saçma saçma rüyalar haricinde Ankara namına bir şey göremedim. 

Yolculuğumuzun ardından Ankara'nın meşhur A.Ş.T.İ sine vardık. Orada bizi dünya tatlısı, güzel mi güzel, deli gibi kitap okuyan kitap kurdu ve karar verdim ki Ankara'nın çılgın mı çılgın tek insanı sevgili Tuğçe'm biz karşıladı. Hemen akabinde çiçeğim Sümbül Aydın'da bize katılınca fuar öncesi ver elini Kızılay meydanı kahvaltı şenliği..

bknz: Çok güzeliz biz 

Kızılay'a gitmişken o meşhur sokaklarını ve Dost kitapevini ziyaret etmek olmazdı. Dost kitapevini çok beğendim. Adamlar yapmış. Önceden tıkış tıkış imiş içerisi ama sonrada - ki ben, sırf bizim oraya gideceğimizi duyduklarından sebep diyorum - içeriği bayağı bir elden geçirmişler. 

Dost kitapevinide turlayıp bitirdikten sonra, en keyif aldığım an ise kitap okuyan heykelin yanında benim de kitap okuduğum andı :) 

Bu heykelin başka bir ulvi görevi varmış ama ben şimdi onu hatırlamıyorum. Kendisi benim için Kızılay'daki kitap okuma arkadaşım olma unvanını kazandı bence bu görev yeterli :) 

bknz: Kitap okuma arkadaşı buldum kendime :D

Gezmek ve tozmakta bi yere kadar diyerek toplaşıp Fuarın yolunu tuttuk.


Tamam, bir Tüyap kadar kocaman alan bulmayı beklemiyordum ama bir Cnr kadar da olabilirdi mesela. Alan küçük yayınevi standları desen bir standa 2 yayınevi hatta bazılarında 3-4 yayınevi düşmesi de azıcık haksızlık olmuş :) 

Bu konuda çömert davranan Martı Yayınları, Ephesus Yayınları ve Pegasus Yayınları idi. Tek tabanca ben bu fuarı da siler süpürürüm demişler adeta :) 

Nemesis Kitap ve Aspendos Yayınevi tek standı paylaştılar, ama epey büyük olduğu için normal karşılandı. Diğer yayınevleri minnak minnak standlarda, kitapların karışık karışık bir halde satışa sunmaları, cıks hiç cazip değildi hiç. 

Önce imzamızı halledelim diyerek girdik Aspendos standına. Tam elimizdeki poşetleri bırakıp biraz dolaşmanın planlarını yaparken, imza almaya gelenler sıraya girince bizim imza 1 saat gibi erken başladı. İyi de oldu bence, zira daha çok sohbet ve daha çok muhabbet etmiş olduk. 

Uzun yıllardır tanıtığım ama göremediğim dostlarımı görmek masıl bir mutluluktu anlatamam. Ben çok şanslıyım çooooook <3

Dostluğumuzun uzun çok uzun yıllar boyu baki olması dileğiyle.. 
Sizleri seviyorum gençler.. 

Bolca imzalar, bolca muhabbetler derken gelmişim fuara bir iki stand da olsa gezeyim fuar havası alayım dedim. Vurdum kendimi stand aralarına. 

Malum hem şehirler arası mesafe hem de fuarda az bulunan yayınevleri sebebiyle üç beş kitap ile sınırlamıştım kendimi. Yinede almak istediğim kitapların çoğunu alamadan dönmek epey bi içler acısı oldu bende. 

1. Ephesus Yayınları standını gezdikten sonra (çıkan son kitaplarını almıştım ama yinede hepsine tek tek bakmak, dokunmak ilk defa karşılaşıyormuşcasına güzeldi) . Ve elbetteki eltican Merve'm ile vuslat anımızda görülmeye değerdi :) Yan yana çok kalamasakta o kadarı bile yılların hasretine ilaç oldu. 
 
2. Durak olarak Martı Yayınlarına kapak attım. Stand da bulunan sevgili Gamze Selin'nin cana yakın karşılamasıyla yığdım Martı Yayınları kitaplarını :) 
Ve tabiki merak ettiğim Aspendos Yayınevinin son kitaplarını aldamadan da edemedim. <3 

bknz: Evlatlayımmmmm <3 sizleri keyifle okuyacağım

Evet Ankara havası alarak bir fuarı daha böylelikle bitirmiş oldum. Güzel insanlara veda ederek akşam uçağıyla caaaanım, biricik, sıcacık memleketim, gözümün nuru, kalbimin sahibi İstnabul'uma döndüm <3 (aha ne varsa memleketimde var)

Taşı toprağı altın İstanbul'um çok özledim seni diyerek herkeslere - kitapsız bir tek günümüzün dahi geçmemesi dileğiyle - Hoşcakalın, sevgiyle kalın ve bolca kitapla kalın efenim.. 









As!'den_ 2015'de İzlediğim Kore Dramalarım (Korean Drama)

Selam gençler & korecanlar.. 



Bu kez hayatımın 2.vazgeçilmezi K-dramalarım ile karşınızdayım. 

Yemedim içmedim 2015 yılında izlediğim K-dramalarımı siz sevgili korefanları için mercek altına aldım. 2015 yılında filmler hariç tam tamına 32 tanecik k-drama izlemişim. 

Elbette izlediklerim arasında, mükemmel, kesinlikle izlenilebilir, idare eder ve aman ha sakın izlemeyin dediklerim oldu. 

Dramaları, Mükemmel'den Kesinlikle İzlenilebilir e oradan hooop idare edilebilir e en son da Aman ha Sakın İzlemeyin ! e göre sıraladım.
 
Listeyi görmeye hazır mıyız? Eeee o zaman - Aja aja fighting \*-*/ 

İşte 2015 yılında izlediğim MÜKEMMEL dramalarım <3

1. Healer (Nam-ı diğer Şifacım)  5/5 



Hayatınızda görüp izleyebileceğiniz en harika randevuya sahip olan, kurgusyla akıllara kazınan, üstüne aşka inancı bitirmeyenlerin dramasıdır bu. 2015'de izlerken bir saniye bile sıkılmadan final ettiğim drama unvanına sahip olma ayrıcalığınıda elinde bulunduruyor.  <3 

 Şiddetle önerdiklerim arasındadır. Yemeyin içmeyin kesinlikle izleyin.

Not: Ost'ları şahane. Ve favorim (listem uzun diye buraya atamıyorum aşağıdaki link plss) Eternal Love - Healer dinlemek için TIK TIK OST'unu dinleyin ;)








Gel gelelim 2015'de izlediğim ikinci mükemmel dramaya... 
2. Kill Me, Heal Me  5/5 

Senaryosu, kurgusu, oyunculuğu - ki burada çokça alkış istiyorum - ile insanın şaşkın ördeğe çeviren dramadır. 
Bundan 10 yıl sonra bile dönüp bu diziyi yad edeceğime inanıyorum (bknz- Secret Garden seneler geçti hala yad ederim). 
Adamımızın içinde 7 karakter yaşıyor. Yoğun stres altındayken o anda hangi karaktere bürüneceğini izleyici olarak biz de en az kendisi kadar merak ediyoruz. Ve elbette ki yeryüzünün en ulvi duygusu AŞK da adamımızı gelip buluyor. 
Ve kesinlikle 2015'in en şahane ost'u bu dramaya aitJang Jae In - Auditory Hallucinations (Feat.NaShow) dinlemek için TIK TIK  mutlaka ama mutlaka dinleyin + plsss izleyin.








Ve bir diğer mükemmel drama ! Kesinlikle bu yaza adını altın harflerle yazdı.
3. Mask 5/5
Hayatımda ilk kez G.kore'li bir senaristi gidip bulmak ve alnından öpmek istedim. Hayır o kafa nasıl çalışıyordu ki böyle şahane bir senaryo çıkardı ortaya bilmem.
Ji Hoon'nu uzun zaman sonra böyle harika bir rolde görmek mutluluk vericiydi. Adam oynarken tüm duyguları yaşadı, izlerken bize de yaşattı. Acısıyla tatlısıyla harika bir 20 bölümdü. 120 bölüm de olsa izlenirdi dediklerimdendi.

Finali korka korka izlediğim an hala aklımda. Kalbim yerinden cıkacaktı resmen -,- beni böylesi heyecanlandıran dramalara aşığım <3

Not: Drama daki enişteyi de es geçmemeyim. Hep iyi kalpli roller de izlediğim Jeong Hun burada beni resmen şoke etti. Bu rol yakıştı mı? Sezarın hakkı sezara, kalpsiz, ruhsuz ve aşksız olması ona on numara beş yıldız yakıştı. Hep bu rollerde oynasa bile ölesiye sevilir.
Ost'unu sakın ola ki es geçmeyin. Ost'ların kraliçesi seslendirmiş nasıl es geçilir değil mi ama :) LYN _ Only one day dinlemek için TIK TIK







Ve işte listemin bir diğer mükemmel draması (alkış, alkış)
4. My Love Eun Dong  5/5  
Dramaya ilk başladığım da kötü bir senaryo beklemiyordum elbet, ama izlerken diziyi hayatımın merkezine dahil edeceğimi de düşünmemiştim hiç. Şaşırttı beni !!!

1995 yılında yaşananlar, 2005 yılında yaşananlar ve 2015 yılında yaşananlar !
O yıllar bir ömür izlenesiydi. Ah o aşk, o sadakat, o unutulmaz bekleyiş. Zalım hayat işte, yok sana böylesi diye suratımıza vuruyor gerçekleri.


Kusursuz bir aşk ve muhteşem oyunculuk izlemek isteyenlere. Şiddet içerikli mesajımdır. İZLEYİN !

Dramanın ost'u hakkında minnak not; aklınız kalmasın efenim zira hakkını sonuna kadar verdim ve 7/24 yolda/arabada/iş yerinde/evde/kitap okurken futursuzca dinlendim.
  Should I Say I Love You Again - Kim Dong Ryul dinlemek için TIK TIK







Sıfır beklentiyle başladığım ve başladığım andan itibaren göz bebeğim olan şahane dramamda sıra.  Kendisi ailemizin güzel gelinidir artık:) 

5. My Beautiful Bride 5/5
Adamımız, lise döneminden beri tanıtığı ve sevdiği kızı yıllar sonra yeniden görmesiyle hayatı dönülmez bir yola girer. Bu kısım çok iyi kurgulanmış. Aslında kim kimi daha önce gördü de karşısına çıktı tartışmaya açık bir konu :)).. İzleyin, gelin kapışalım gençler :))

Gelinimizin geçmişi çok parlak değildir aslında. Adamımızla evlilik yoluna girerken işlerin arapsaçına dönmesi de işleri hiç kolaylaştırmaz. İzleyenler bilirler, araba bagajında ceseti gördüğümde ki şaşkınlığım hala geçmedi :p

1. bölümü izlerken anam bu adam ne kadar mazlum deyip 2. bölümde o dediğimizi de bize sağlam yutturma becerisine de ayrıca sahiptir kendisi  :))) 

2015 de izlediğim, aksiyonun durmak bilmediği merakınsa nirvanaya ulaştığı tek drama olma becerisindedir kendisi. Adam ise yeni favorilerimden (kalp ben) 
Dizinin şahane ostu için TIK TIK Elsa kopf- DAYS 










Ve neredeyse 2 yıla yakındır beklediğim dramaya geldi sıra.. Gönüllerin kralı,bu dramada da resmen harikalar yaratıyor! 
6. Oh My Venüs 5/5
Hali hazırda 12.bölümü yayınlanan dramanın finalini çılgınlar gibi merak ediyorum. Nasıl bitecek? Senaristler bizi ne kadar çıldırtacak diye kafam da milyon sorular dön dönüp duruyor. 

So ji bu dizi de resmen level atladı, gülmeler, muazzam yüz ifadeleri, hanım kızımız ile cilveli bakışmaları. Aman Allah'ım seni bu hallerde demi görecektim ben xD Böyle dramalar iyi gelir bünyemize hacı, ağla ağla nereye kadar. Eminim son bölümlerde onlarıda yaşayacağız ama şimdi gülelim gülebildğimiz kadar. Dramanın en bi sevdiğim ost'u Kim Tae Woo, Ben - Darling U - dinlemek için TIK TIK ve izlemek için durmayın hemen başlayın.




Son olarak 2015 yılımı neredeyse bu adam ve bu kızla geçirdim diyebileceğim iki güzel insanın draması var. 
7. She Wass Pretty 5/5 

Adamı izlerken ey zalım hayat, bizim çocukluk aşklarımız büyüyünce neden arizona kertenkelesine benziyor da bu kızın çocukluk aşkı büyüyünce endam-ı arz ediyor diye söylendip durdum. 
Sevmediğim bi sahnesi bile yoktu. Dramadaki taksi şoförünü bile sevdim - şaka tabi yok öyle biri :p bende ki mübalağ :j
Akıllarda yer edecek bir Jackson'mız var ki misal Rabbim gülüşünü resmen tırnak içine almış. Öyle şahane öyle sevilesi birşey ki - tam olarak anasının yavrisi da.
2015'in sonlarına doğru final eden bu dramayı sakın ola ki izlemeden geçmeyin. Olmazsa olmaz Ost'muzu da buyrun buradan









Evetttttt MÜKEMMEL dramalarıma burada son verirken, listeme 2015'in KESİNLİKLE  İZLENEBİLİR dramalarıyla devam ediyoruz. 



8. Pride and Prejudice - Başlarken sırf öylesine izlemeye başladığım ama daha ilk dakikalardan kendisini beğendiren, her hafta yeni bölümü iple çektiğim dizi.. 5/4 puan ile bence seyredilmeli..  

9. Heart to Heart - Mükemmel dramalarımda yer alabilirdi şayet başroldeki kız başka biri olaydı. Dizi konusu ilgi çekici ama gelin görün ki başroldeki kız tahammül edilesi gibi değildi. 5/4 ile yinede izlenlemli, yani şahsen bence :D

10. Hyde, Jekyl Me - Ah benim cemiyet liderim gamzeli yarim <3 Neden bilmem dramada hep birşeyler eksikti. Yinede senin ve unninin varlığıyla 5/4 hakkını veririm. gamzelerin yeter beee senin..
 
11. Sensory Couple - Paşa'mın varlığıyla şenlenen drama. Öyle aman aman değil ama Paşa'm torpili ile 5/4 aldı benden :D 

12. Falling for Innocence - Yaaa Kang Min Ho <3 bak yine aklıma geldin, aldı beni anlamsız bir gülmeler <3 bu yaz gelmiş geçmiş izlediğim en efsane en komik en şapşik en lolipop adam sensin. O yüz ifadeleri, o mimikler o hal ve hereketler.  5/4 ile çok güzel harekeketlerdi onlar..

13. Warm and Cozy - Konu çok aman aman değildi ama çiftin uyumu kesinlikle dramayı izletti. 5/4 hak ediyor. Not: Adam favorilerde, maşallahı var, nerde taş unni var hepsinin yanında :D

14. High Society - Artık nasıl bir beklentiyle başladıysam, ilk bölümü izlerken bu dramanın senaristti hangi bacım diye araştırmalara girmiştim. Çiftlerin uyumu şahaneydi. Konu öyle sıradışı olmasada gençler epeyce başarılıydı ve kendilerini hayran hayran izlettirdiler. 5/4

15. Hidden Identity -İlk bölümlerde sağlam başlayıp sonlara doğru az biraz sıksada eniştem (Kim Bum) hatırına izlenebilir. 5/3 - 1 puanı da o son bölümler için kırptım.

16. Oh My Ghost - Yaaaa tartışmasız 2015 yazının en paranormal draması bu dur!. Biri bakire hayalet mi dedi :p Kahkaha krizleri, aşkın en deli ve en ölü halleri ve elbetteki muazzam çifti izlemeye hazır olun, koltuğunuza yaslanın ve dramanın keyfini çıkarın. 5/4 hayalet bacımızda kendini görenler bi el kaldırın bakayım :)

17. Hello Monster / Remember You - İzleniyor, ve epeyce beğeniliyor ;) Veliahtım neredeyse dizi boyunca ağlıyor ama güleceği günlerde gelecek inanıyorum. Not: Favorim, kötü kalpli nappun adam olma yolunda da azimle ilerliyor.  5/4 ama final de 5/5 de olabilir :)

18. Answer Me (Reply 1988) - Bu serinin kötü olanı yok bu da diğerleri gibi harika :J  Aha iki velet de favori sonda kız ne yapacak hangisini seçecek sorusu ananımı çok seviyon babanı mı sorusu kadar zor :p 5/4 

19. Pinocchio -Bir yakışan çift daha bizlerle.. İntikamını başarıyla alan ailesine bağlı aşkına sadık bir adamın hikayesi. Dramayı izlerken akıllarda bir de bir abi kalacak ki. Aman ya rabbi akıllara zarar <3  5/4

20. Splash Splash Love - Listeye son dakika giren drama :)  2 bölümcük böyle açken yediğin o leziz lokma gibi tadı damakta hık diye kalıyor daha da gitmiyor. Hayır bunca gereksiz dizileri bilmem kaç bölüm yapıpta bunu sadece 2 bölümcükle sınırlandıran kişi ve kişilere bas bas bağırasım geliyor.. 5/4 20 bölüm olsaydı kesinlikle 5/5 olurdu, garanti .. 


Gel gelelim İDARE EDER dramalarıma.. Hmm.. bu isimleri yazarken kesinlikle zorlanmayacağım.



21. Persevere, Goo Hae-Ra - Arada bir ergenusluğunuz tutarsa izlenilebilir dramalardan. Kötü değildi ama işte yaş ortalaması küçük olunca insan öyle aman aman da merak ederek izlemiyor. Not: Dramadaki şarkılar çok güzeldi  5/3
22. Who Are You: School 2015  - Sonunu kimseler sevmesede şahsen ben çok sevmiştim. Adalet yerini buldu :D 5/3

23. Orange Marmalade - Günümüzde geçen olaylar güzelken bir den eski döneme uçması orda ki olaylar vs. cıks o kısımları sevmedim. Ama yinede genç nesil oyuncuları izlemek keyifliydi..5/3

24. The Time We Were Not In Love - Tayvan draması In Time With You'nun G.Kore uyarlaması olan drama. Şahsen ben kesinlikle Tayvan uyarlamasını çok ama çok daha seviyorum. Ve tavsiyem, onu izlemeniz.  5/3

25. Sassy Go Go- Yine bir gençlik draması daha. Konu bilindik olsada ben izlerken epeyce eğlenmiştim de işte gençlere onlara ayak uydurmak izlerken arada bir sıkabiliyor. Yinede izlenir nitelikte dramalardan.  5/3

26. Noble My Love - Çok mu çok eğlenceli mini drama. 20 bölüm 15'er dakikalık keyif isteyenlere tavsiyemdir. 5/3

27. Let's Eat 2 - Bence bu seriyi artık bitirmeliler. Yani serinin hatırına izleyin tabikisi, ama yine de ne bileyim gereksiz bir sezon olmuş :/ 5/3

Veee işte sırada AMAN SAKIN ! izlemeyin - dediklerim !!!!



28. Birth Of A Beauty - İtalyan çekiğim için 2015 yılı resmen felaket dramalar üzerine kuruldu. Bu yıl izlediğim ilk berbat dizisi. Oyunculuk, konu vs. o kadar kötüydü ki :( - ki konuyu sorsanız ucunu bile hatırlamam, zira o kadar aklımda değil- 5/1

29. The Producer - Dramadan ziyade KBS kanalının belgeseli diyebiliriz. Tüm as oyuncuların böyle gereksiz bir dramamsı şeyde oynamasının başka bir bilimsel açıklaması olamaz. Uzaylım hayal kırıklığıydı resmen :( . 5/1

30. Masked Prosecutor - Yine bir İtalyan çekiğim faciası. Bu ilk dramadan da felaket. Allah'ım hele o oyunculuk peki ya o konu neydi öyle ! Faciarlardan bir diğeride en çok sevdiğim ve beğendiğim kadın oyuncunun bu dramada oyunculuğu resmen yerlerde sürünüyor olmasıydı, hatundan nefret ettim !. Üstüne bir de botokslu yüzü -,- mimik yok, birşey yok. Ağlıyor mu, gülüyor mu, yürüyor mu, koşuyor mu belli değil. Ay ben ne güzel unutmuştum hafızamdan silmiştim bu dramayı neden hatırladım ki şimdi -,- Not olarak belirteyim ki kötü drama ve partner uğursuzluğu devam ediyor. yılın 3.dramasında da aynı en sevilmeyen bayan oyuncuyla draması var. İzleniyor mu bilmem.  5/1

31. D-Day - İzleyecekseniz iki şapşik sevilesi başrol oyuncusu için izleyin derim ben ! Afet üzerine kurulu olan bir dramada afeti daha ne kadar saçma felaketler silsilesine dönüştürebiliriz testi yaptılar sanki. Hayır yani sen koskoca G.Kore'sin her bir yanın güçlü Asya ülkeleriyle çevrili. Hadi onlar sana sırt çevirdi bize gel, bizden yardım iste, yıllar önce yardım etmiştik yine ederdik. Ki biz nerelere yardıma gitmiş milletiz. Bu dramadan çıkardığım ders, velevki G.Kore'de gerçekten böyle bir afet olsa kaldılar ortada bir başlarına. Hastaneler hasta kalbul etmeyip yıkık binaların arasında ölüme terk edilme riski üzerine hastane doktorlarının rant savaşı vs. ile boğuşacaklar, artık sizede o yıkıntılar arasında bol şanslar dileriz ne edelim :/ Bu kadar şey yazmaya bile değmez de işte başrollerim çok ssevilesiydi, kıyamıyorum onlara <3 5/2

32. Bubblegum - Sen nsıl bir hayal kırıklığıydın böyle ya :( Tamam Wooki'den böylesi bir hayal kırıklığını az çok bekliyordum da hatunum sen ki en kaliteli dramalarda oynamış hatunsun. Neden bu dizi haa neden_? Bana bir açıklasan ya -,- Dizi de konu yok, varsa da öyle vaay anasını beee diyebileceğimiz bir şey yok - yok yani ben göremedim. 5/1


Evet işte böyle. Acısıyla tatlısıyla el emeği göz nuru dramalarımla beraber bir yılı daha geride bırakıyorum. 2016 da çok daha çok şahane dramalar da görüşmek dileğyile.. 

Duygu ve düşüncelerinizi yorumlarınızla eksik etmeyiniz efenim.. 

Sevgilerle bir çılğın kore fanı As!...








BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI