Gizli Bahçe The K2 Shopping King Loui Sarai Aşkın Kokusunu Aldım Bir Anda Aşk Eğer Benimle Olsaydı Büyü Cindrella and Four Knights Hayat Işığım Love in the Moonlight Piyon Moon Lovers Scarlet Heart Ryeo Tutku Oyunları Serisi İzabel Şeytan Tüyü - Yakın Mesafe

Kitap Yorumu:ALEXANDRA MONİR || LABİRENT (Rüya Kız /Serpil KIR)

ALEXANDRA MONİR || LABİRENT 



Rüya Kız soğuk havada dolmuş beklerken blog yorumu yazmaya gelmiş 😉

Umduğumdan daha eğlenceli ve bol gizemli mistik bir kitap. 

Yazarın kalemi çok iyi. Ne gereksiz betimlemeler var ne de anlamsız uzatmalar. Özellikle karakter yaşının 17 olduğunu hesaba katarsak fazlasıyla yaşının hakkını verdiğini söyleyebilirim. 
Ne bencilce hareketler, ne kaprisli tavırlar, ne de hayata isyankar yakarışlar. Herşey yerli yerinde, bir kişi dışında! 

Sebastian Stanhope...

İngilterenin yirmi birinci yüzyılında Wickersham düşesi  olan on yedi yaşında genç bir kız. 
Anne ve babasını, on sekizinci yüzyıldan beri ailelerine ait olan Wickersham kasabasını ziyaret ettikleri bir gezi sırasında yangında kaybeden Imogen, bu kasabaya küser ve ne çok sevdiği kuzini Lucy ne de dük olan büyükbabasını ziyaret eder. Aradan geçen yedi yıldan sonra her ikisinide kaybettiğini öğrenen İmogen, artık hayatta kalan, Rockford Hanedanlığının son üyesidir. Ve Amerika'dan İngiltere'ye, küstüğü topraklara yeni ünvanı ile dönüş yapar. 

Kim düşes olma fikrine karşı koyabilir ki zaten 😆

Çocukluğundan hatıralarında kalan Rockford malikanesinde en çok Labirent bahçesi korkutuyor onu, kasabaya geldiğinde istemsizce elinin tek hareketiyle çıkan alevler, malikanenin bahçesisinde tek dokunuşuyla yeşeren güller ve koca evin içinde duyduğu garip seslerde cabası. 

Hepsinin bir cevabı var, lakin bende İmogen kadar en çok ailesini kaybettiği yangına neyin sebep olduğunu öğrenme derdindeydim. 
...

İmogen henüz on yaşındayken aşık olduğu Sebastian'i Lucy'e kaptırır. Yıllar sonra geriye döndüğünde Sebastian pek de dost canlısı bir şekilde karşılamaz yeni düşesi...

Ve merakla son sayfasına kadar referans yapılmasına bile alışamadığı yeni ünvanı ile birlikte bir çok sırı çözmeye çalışıyor. 

Okunması gereken keyifli bir kitap ve benim çekinmeden tavsiye edebileceğimden :)


As!'den_Beyza Alkoç ➖ KARANTİNA_Kitabı_Kore Cast_İncelemesi

Selam gençler, nasılsınız bakalım? 


Efenim, malumunuz kitaplamolablog tur ekibi olarak KARANTİNA kitabının turunu keyifle yapmaktayız [kitap yorumlarını BURADAN ve BURADAN okuyabilirsiniz].  Peki sadece okumak yeter mi bize? Tabi ki hayırrrrrrrrrr ! Bu kadarla kalmasın turumuza bir de Kore Cast ekleyelim dedik ve bendeniz As! kız Kore Cast incelemesi ile karşınıza geldi.  

Okuyanlar bilirler, kitabımızın toplamda dört ana karakteri var. Kendilerine MAHŞERİN DÖRT ATLISI olarak adlandırıyorlar. İncelememiz bu dört karakterden oluşuyor (sonuna bir bonus eklenebilir) 

Kore Castımızı incelemeye hazır mısınız? 

İlk karakterimize Romeo'muz sevgili Onur'umuz ile başlamazsam olmazdı tabi. Daha sayfaları çevirir çevirmez aklıma Kore Castı yaparsam sen Woo Bin olmalısın demiştim. İçime dert olurdu olmasaydı :) Çünkü Woo Bin'de bizim  her zaman sert çocuğumuz <3 

İşte karşınıza Romeo'muz Onur'umuz Woo Bin 

Kendisi okulun sert ama bir o kadar da yaralı çocuğu. Daha küçücük bir çocukken annesinin cesedi başında saatlerce bekleyen o küçük çocuk, yıllar içerisinde duygularına tamamen kaybetmiştir ve korkusuz sert biri olup çıkmıştır. 


Çok sert, epeyce cool takılıyoruz biz.  Ah o sertliğin yıkılmaz duvarlarının arkasında bir de anlayışlı ve duygusal bir kalbi var ki, ağlarız, ağlarız ve yine ağlarız. . . 

Kıyamam ya.. Ponciğim benim, seni ağlatan hainler sürüm sürüm sürünsünler :'( 

Woo Bin'imize ay aman Onur'umuza hoşçakal diyor, bir sonraki durağımıza ilerliyoruz. 

Bence oynadığı lise konulu dizilerde çok iyi, hele bir de dizide kötü çocuk varsa ve kötü çocuk ona hayransa o dizinin piri Park Shin Hye dir.  

Zeynep = Park Shin Hye  

Aslında her şey okul müdürünün okulu KARANTİNA ya alındığını açıklamasıyla başladı.Zeynep o andan itibaren başına gelenleri rüyasında görse inanmazdı :)


Nasıl tatlılar ya :)   
Onur ile Zeynep'i,  Woo Bin ile Park Shin Hye'yi bir araya getirenden Allah razı olsun :D 



Giflere hayran hayran baka dururken mahşerin diğer atlılarını unutmuyoruz elbette..

Sıra gelsin mahşerin diğer atlılarına.. 


Onur'un çocukluk arkadaşları. Burak ve Mert. 

Bizim neden  böylesi çocukluk arkadaşlarımız olmadı? Ben bir ara bu soruya ciddi takıldım -,- hayır yani neyimiz eksik ki :/ 

 Önceliğim ikinci favorim Burak yani Kang Ha Neul .. 


 Grubun en bi çapkını, neredesin diye sorulduğunda verilecek ilk cevap bilmem şu kızın yanında :) Bence çapkınlık yakışıyor kendisine..  Peki sizce de Burak, Kang Ha Neul olsaydı güzel olmaz mıydı? 

Evet o çapkın olabilir belki ama özünde dostuna sadık bir adam. Ah ah bu zamanda nerede böylesi <3 




Sırada arkadaşların bir diğer vefalısı. Neden bilmem sonraki kitaplarda onun hikayesini çok merak ediyorum. 


Mert & Lee Min Ho  


Hepsi mutlu olsun istiyorum ama Mert'in bir tık daha fazla mutlu olmasını istiyorum.   Mert ve Burak'ın birbirleri ile olan şakalaşmaları hatta ve hatta ilanı aşklarını okurken çok ama çok eğleneceksiniz :)




İncelememizin sonlarına yaklaşırken eklemek konusunda kararsız kaldığım, beni resmen hayal kırıklığına uğratan adam var. Başlarda çok sevdim de sonlara doğru üzdün beni Sinan. 

Bence Sinan'a en güzel Seo Kang Joon uyar. Ya sizce? 

Ne olursan ol, ne yaparsan yap incelememe senide eklemeden edemedim, kıymetimi bil sev beni Sinan.. 




Evet bir Kore Cast'ın da sonuna geldik.... Umarım beğenmişsinizdir. Zira ben incelemeyi oluştururken çok eğlendim ve sevdimmmm  <3 



 Bir sonraki Kore Cast da buluşuncaya dek, Kitapla ve Kore Dramaları ile kalın..  







Beyza ALKOÇ & KARANTİNA Kitap YORUMU (Rüya Kız)

Kitapla_Mola Blog Tur 
Beyza ALKOÇ & KARANTİNA 
Kitap YORUMU ve Yayınlanmış KİTAPLARI



Herkese MERHABA....

Kitapla_Mola ekibince bu kez konuğumuz
"BEYZA ALKOÇ || KARANTİNA"

Büyük sözüme tövbe! Neymiş?  Demek ki büyük konuşmamak gerekiyormuş 😄
İş profesyonelliğe ve ekip işine gelince yerli yazar okumama tabuları kırılabiliniyormuş 😆 iyi ki de kırıldı zira keyifli bir hikaye okudum. Bol macera, gizem ve koşuşturmadan sonra son sayfayı kapadım. Şimdi bekle ikincisi gelsin. Bizim yazarlarımızda öğrenmiş sonu merakla biten seri yazmayı😉 Bayza ALKOÇ Mahşerin Dört Atlısı en iyi örnek. 

Pekis siz, "Mahşerin Dört Atlısı" hikayesini bilir misiniz? Bilmiyorsanız artık bu hikâye ile biliyorsunuz...

Zeynep Akay, daha ilk gününü geçireceği okulda bir felaketin ortasında bulur kendisini. Okulda salgın başlamış ve KARANTİNA altına alınmıştır. Keşke Zeynep'i bekleyen tek sürpriz bu olsaydı.
Okul koridorlarında dolanırken yerde yatan bir kızın ölmüş bedeni ile karşılaşır ve tam çığlık atacakken kocaman bir el ağzını kapatır 😍 (bu kısımlarda kalplerimiz gümbür gümbür atıyor). Ve bu el Onur Zorlu'dan başkasına ait değildir. 

Onur, Mete ve Burak okulun üç atlısıdır. Zeynep ile kaderleri birleşince artık grubumuz dörtlü olarak devam ediyor ve kendilerine "Mahşerin Dört Atlısı" diyorlar...



Şimdi ki hedefleri okulda bir katil var ve bu katilin kim olduğunu bulmak. Üstelik Okul müdürü Onur'un babasıdır ve itibarını korumak zorundadır. 

Karantina kalkıyor ve herkes evine döndüğünde cesedi saklamak için dört atlımız geride kalıyor. Ve bundan sonra olaylar sarpa sarıyor. 

"Her şey bir hız treninin aşağı iniş hızında gerçekleşti... Yavaş yavaş çıktık, süratle düştük..."

Çünkü ceset sakladıkları yerde yoktur. Ve bulunduğunda da bütün deliller Onur'un katil olduğunu göstermektedir. Her şey kusursuzca planlanmış, öyle bir an geliyor ki Zeynep bile Onur'dan şüpheleniyor. Onur'un unutkanlık hastalığı da şüpheleri daha güçlendiriyor.


Şimdi Mahşerin Dört Atlısı, büyük bir sınavdan geçerek gerçek katilin kim olduğunu bulmaya ve arkadaşlarını kurtarmaya çalışıyor. Keşke düşündükleri kadar kolay olsaydı her şey. 

Bir ara kitabın ortalarındayken son sayfayı okuma dürtümle mücadele ettim. Savaşı ben kazandım ama Onur kaybetti :( 
Yani nereden bakarsanız bakın bana göre Onur hep kaybetti.  

Kitabın sonunu nerede kesmesi gerektiğini bilen yazarımıza kocaman sevgilerimi iletiyorum :/ Hayır madem orada bitirdin ikinci kitabı ne zaman çıkacak diye de bilgilendirirsen sevinirim 😉


Kitap Hakkında;

Bölüm başlarını gördünüz mü? O nasıl güzel düşünülmüş? o nasıl güzel bölümle ilgili notlar yazılmış ^^ BA-YIL-DIMMM !

Bir ara Kitapla Mola kızları ile favori bölümümüzü seçmek için epey efor harcadık ve benim favorim tabikisi 16. Bölüm :)

Bknz:






"Ay Benim, Gece Senin.
Juliet, Romeo'nundur."





As!'den_Tüyap 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuar Notları/2

Selammmmmm gençlik, nasılsınız bakalım? 


Ah ikiz ile bende öyle tatlı bir yorgunluk var ki 3 gün yataktan çıkmasak anca  ama maalesef iş hayatı bunu pek mümkün kılmıyor. Tek tesellimiz bu tatlı yorgunluk fuarın yorgunluğu oldu.

Biz yine iki sabah, sabahın kör vakitlerinde düştük fuar yollarına.

Sizlere metrobüs diye bir çileden bahsetmiş miydik hiç :/  Allah'ım o duraklar say say bitmiyor,  Neyse ki akşam dönüşünde akıllandıkta fuar servisine binip Bakırköy'den deniz otobüsü denilen o şahane araç ile evimize döndük.

Cumartesi günümüzü ablamız Meral KIR'a ayırdık. O imza attı biz bol bol fotoğrafını çektik. İmzaya gelen dostların Mehmet'in hikayesi hakkında yazardan spoiler alma çabaları çok ama çok tatlıydı.
Pazar maratonumuz daha kargalar uyanmadan başladı. Deniz otobüsünü kaçırmamak adına yapılan her şey mübahtır dedik ve erkenden düştük yollara. Son saniyede yakaladığımız deniz otobüsü ile önce Bakırköy ordanda fuar servisine binip Tüyap'ın yolunu tuttuk. 

Peki kimlerle mi gittik. Efenim Kitapla_Mola bookstagram ekimizin sevgili poncikleri, ben, Anime ve Kitap Sever , Kitap Soluğu ve ikizim Serpil  ve bu gezide bizi yalnız bırakmayn ablamız Meral KIR olarak bence harikaydık :)

Keyifli ve rahat bir yolculuğun ardından fuar alanına gelip bir biriyle kavuşan insanlar topluluğu bknz: Kitapla_Mola ekibi


Pazar günü ablamızın imzası olmayınca gezilen her saniyenin keyfini çıkardık desem yalan olmaz. Uğranılan standlarla beraber alınan kitaplar, hoş sohbetler gün nasıl geçti bitti anlamadık. Alınan kitapların hepsi harika gibi, ayy hepsini hemen okumak istiyorummmmmmm.. 

 Geçen hafta uğranılan ve alınan kitapları size BURADAN anlatmıştım.. Peki notlarımızın 2. leveline atlamaya hazır mısınız?

 
👉 İlk uğrak noktamız Sevgili #AspendosYayınevi alışkanlık oldu illa ki bi uğrayacağız. Hemen standa girip bir kaç okura kitap tavsiye edip, iki lafın belini kırıp alınacak olan kitaplarıda alıp çil yavrusu gibi fuar alanına daldık. 

Aspendos Yayınevinden bu fuara damga vuran Kırılmış Serisini, Tutsak Çalıkuşu ve Sen Benim Nefesimsin kitaplarını aldık. 


Kitaplar okuyup değerlendirilecek elbet, Yayınevi fiyatlar konusunda çokça çömertti bu çömerliğinden ötürü bizden kendilerine 5/5 puan. 





 👉 Sıradaki durak #EpsilonYayınları, her defasında ahh Epsilon ah diyesim geliyor :( Nerede o gidip poşet poşet kitap seçip almalar, nerede o harikası historical romance kitaplar. Yeni yabancı okunabilitesi olarak sadece ve sadece Stephanie Meyer ablamızdan Kimyager kitabını bulabildik.

Her fuar olduğu gibi yine bu fuarda da herkes okusun diye kitaplar (bazıları) 10 TL idi.. Bence çok güzel bir kampnaya ama keşke M.Ö kitaplar olmasalar. Gönül yenileri görmek 10 TL'den almak istiyor. Bu konuda büyük şikayetlerim var kime diyem de sesimi duyuram bilmiyorum.

 Epsilon standında görevli iki arkadaş beni ve ikizi tanıyorlarmış hele biri vardı ki resmen duygulandırdı bizi. Harun arkadaşımız 6.sınıftan beri Kitap Rüyasını takip ediyormuş, oradan bizim sayemizde bir çok harika kitapla tanışmış ve şimdi Lise 3.sınıfa gittiğini ve hala takip ettiğini söyledi. Ben sizinle büyüdüm dedi ya nasıl mutlu olduk anlatamam. Fotoğraf çekilip ayak üstü sohbet etmeyi de ihmal etmedik tabi.

Yayınevini bizi düşünmeyip tüm ticari kaygılarından dolayı wattpad kitapları çıkarması nedeniyle puanım kesinlikle 3/5  



👉 Durmak elbetteki yok, gezmelere devam. Sonraki durağımız #AltınKitaplar. Aslında bıraksalar tüm polisiye kitaplarını alabilirdik. İkiz ile son dönemde okuduğumuz polisiye kitapların haddi hesabı yok malum, okunanlar arasında Altın Kitap polisiyeleride var ve her okunan bir öncekinden çok daha iyi oluyor. Bu sefer kendimizi frenledik ve bu 4 kitabı aldık. İyi Uykular Sevgilim kitabını geçen sene almıştık ama kitabı alan arkadaş (!) xD onu kendine ayırdı bıze yeniden aynı kitabı aldı. Madem okudunuz neden yeniden aldınız demeyin dostlar kitap muhteşem olduğundan kitaplığımızda mutlaka yerini almalı. 

Son Nefes Havaya Karışmadan dramın dibi bir kitapmış. Stand'daki görevli arkadaş çok övünce dayanamadık hepimiz birer tane aldık. Bakalım bizi ne kadar ağlatacak. Diğer 2 kitap ise ikizin aldıkları. Okusun bakalım güzelse bende okuyacağım :) 

Başarılı kitapları ve %20 indirim ile yayınevi bizden 4/5 puanı aldı :) Aha o düşülen 1 puan ikizimi boşuna konuşturdukları için :)


👉 Ve sırada standını gezmekten muazzam zevk aldığım #EphesusYayınları var. Bence her yıl oluğu gibi bu fuarada damgasını vuran yayınevi oldu. O kadar çok kitap çeşidi vardı ki Stand'a uğrayanın boş dönme ihtimali sıfır. Her çeşik kitap zenginliğine sakip üstüne birde belli bir TL karşılığında alışveriş yapan okuyuculara hediye kitap dağıtması bence aldığı paranın hakkını veriyor. 

Yazarlarının imza kuyruğu fuarda çok konuşuldu, bir çok kişiden duydum bunu. "..... yazarının imza kuyruğuna gireceğim ama sıranın başı var sonu yok" bence bu başarı Ephesus Yayınlarının A'dan Z'ye çalışanlarının hepsine ait. Tebrikler. Ve alınacak Ephesus kitabım yok derken standı gezince fark ettim ki varmış :) 

Vezir ve Paravan. Tim Weaver polisiyede cidden harikalar yaratıyor. Okurlarını kırmayan ve her fuar yeni kitapları bünyesine katan yayınevine puanumız 5/5 .


 👉 Bir sonraki durağımız #KoridorYayınları, geçen hafta azcık uğrayabildiğimiz yayınevine bu sefer resmen acısını çıkardık. Önce John üstadın kitapları alındı, ardından Jane Auste'nin Aşk ve Gururun harika kapağıyla kalbimizi çalındı, dayanılmadı oda alındı. İkizin Tami takıntısına dur diyemedik ve olan son kitabı da alındı. 

Koridor'un klasik kitaplarının kapaklarını gördünüz mü? Bence Koridor bu konuda çok başarılı bir tarz yakalamış. İnanın bana kitabı elinize aldığınızda konusundan önce kitap kapağıyla aşk yaşıyorsunuz, elinize değen o kumaş ve desenli renk, bence kapakların üzerinde dolaşan insan figüründen çok ama çok daha iyi :) Hele bir iki kapak daha gördüm ki muazzam..

Sevgili sosyal medya sorumlusu Burcu, Kitap Yoldaşlarının biricik kurucusu Emine Böge ve Erdem bey ile yapılan sohbet dinlenmeye değerdi dostlar. Söz konusu kitaplar olunca konuşacak çokça konu var :) 

Harika kitapları ve kapakları, 15 TL'lik fiyatları ile okura mutluluk veren yayınevi candır diyoruz ve puanımız 5/5


👉 Ve #MartıYayınları. Her fuar 10 TL'lik kitaplarla okurunu boş göndermeyen Martı Yayınları bu yılda geleneği bozmadı. Fuara ayırdığı Lisa Gardner'ın yeni kitabı neredeyse (bence) tüm okurun poşetindeydi. 

Bilen bilir, bazı nedenlerden dolayı yayınevi ile aramızda inanılmaz bir soğukluk vardı. Dün bunu karşılıklı görüşebilmenin ve o bazı olayları açıklığa kavuşturmanın mutluluğu var bizde. Artık gönül rahatlığıyla kitaplarını okumaya ve yorumlamaya devam.
  Puanımız 5/5 

  





👉 Sıradaki yayınevimiz #PortakalYayınları. Yazının başından beri sizlere stantlarda yapılan konuşmalardan, çalışanların kitaplar hakkında bilgi vermelerinden (bilgi sahibi olsakta fazla bilgiden zarar olmaz)  ve o hoş sohbetlerden bahsedip duruyorum ya hani? Heh işte o hoş anlar bu standa uğrayamadı. Sanırsın kendileri çay içip kurabiye yiyip öylece oturmaya gelmişler. Neyse ki alacağımız kitapları önceden biliyorduk da alıp çok daha zaman kaybetmeden, onlarında keyfini bozmadan olay mahallinden ayrıldık. Diyeceksiniz ki illa sohbet mi etmeleri gerekir, tabiki değil ama bir an önce alsın ve gitsin mantığını doğru bulmuyorum. Yinede sıkıntı değil bir okur olarak kendi işimizi kendimiz görürüz alır kitabımızı çıkarız :)

 Aldığım kitapların hatırına 3/5



 👉 Yeni çıkardıkları kitaplarla fuara damga vuran #ParodiYayınlarında sıra. Özkan bey ile yapılan sohbet tahmin edeceğiniz üzere devamı gelecek harika kitaplar ve o şahane şeffaf kapaklar üzerine oldu. 

Stand da durduğum süre boyunca Sahtekar kitabının kapağıyla aşk yaşadım desem yeridir. Şeffaflık harika çok tuttum bunu.. Ve yakında gelecek olan bir kitap var ki aman Allah'ım.. Ah hemen çıkmasını istiyorum hemen :) 

Kitaplığa dahil edilen kitapların şahaneliğine  ve Parodi Yayınlarının o içten samimi sohbetine puanımız 5/5







 👉 Ah #Dex ah.. Ne zaman beni mutlu edeceksin acaba.. Fuar yolu boyunca dediğim tek şey "bir yıldır serinin ikinci kitabını bekliyorum sonunda çıktı, ilk iş Dex'e uğrayıp almak olacak" iken kitabı fuara getirilmediğini öğrenmek.. Üzüldüm, hatta yıkıldım :( 

Benim alacak başka kitabım yoktu ama ikiz stand'dan yine iki kitabı almayı başardı.
 

Yeni kitaplara yapılmayan indirimler, beklenen kitaba kavuşamamalar işte tüm bunların sonunda puanımız 3/5









👉 İşte karşınızda #PegasusYayınları çıkartması :) 


Sanırım vurgunu biz yine Pegasus yayınlarından yaptık. Ve farkındaysanız var olan polisiye kitaplara yenilerini ekledik. Paul ve Wulf abilerin yeni kitaplarını alsak da gözümüz o imza kuyruğunda beklemeyi yemedi haliyle bizde kitaplarımızı imzasız olarak okuruz dedik :) 
Zindan ve Pamuk Prenses Ölmeli kitapları en çok merak ettiklerimden. Araya bir iki romantik aşk kitap girseydi iyiydi ama bence bunlar romantik aşk kitaplarını bize aratmayacaklar :)))) 

2016-2017 kataloğunda harika kitaplar çıksa yeter bize :) 

Bizi bu fuarda boş göndermeyen Pegasus Yayınlarına puanımız 5/5 






 Uğradığımız diğer yayınevleri ve puan durumu 
👉 #NemesisKitap 5/5
👉#İndigoKitap 5/5
👉#DoganKitap 1/5
👉#KanesYayınları 4/5
👉#Arkadya Kitap 5/5
👉#EksikParca 4/5
👉#OlimposYayınları 5/5


Böylesi harika günlerin ardından bize kalan bu fotoğraftaki gibi yorgun ama mutlu ve bol kitaplı anlar oldu.



Elbette ki unutulmaz dostlar ve sohbetler bonusumuz olarak adını altın harflerle tarihe yazıldı..


Bir sonraki Kitap fuarında görüşmek üzere dostlar.. 

Sevgilerle.. 



As!'den_Tüyap 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuar Notları/1

Selam, nasılsınız? Gidemeyen dostları kıskandırmak gibi olmasın ama geçtiğimiz Pazar günü Tüyap  kitap fuarına gittim. O kadar vicdansız değilim tabi aklınız kalmasın diye uzunca not tuttum ve an itibariyle notlarımı sizinle paylaşıyorum.


Bir okurun (en azından benim) sabırla beklediği iki şeyden biri kitap fuarlarının başlama günüdür (diğeri ise seri kitapların hızlıca çıkması). Ben ve ikizim Rüya kız neredeyse bir yıldır bu anı bekliyorduk, üstüne birde ablamızın imza günü olunca heyecanımız x2 oldu.

 
Mesafenin uzak olması, trafiğin kaçınılmaz olduğu o yollarda sabahın kör vaktinde düştük yollara, öyle uykulu uykulu fuar heyecanı yaşamakta ayrı bir heyecan tabi bir yanın uyumak ister diğer yanın kitaplarla dolu o yere koşa koşa gitmek ister. İşte ben bu iki hissiyatı da bir arada yaşadım :) 


Fuar alanına adım attığımız ilk andan itibaren her şeyi bir kenara bıraktık ve Rüya kız ile kendimizi fuarın içine attık. İmza başlamadan uğraya bildiğimiz kadar standa uğrayıp hasret gidermek ile startımızı verdik. 


İlk durağımız 


ARTEMİS YAYINLARI

oldu da hay olmasaydı dedirtti. 

DİKKAT DİKKAT BU YAZI CİDDİ ANLAMDA ŞİKAYET İÇERİR

Allah'ım o kadar traji komik, bombastik bir olay yaşadık ki ikiz ile şu yaşımıza geldik bir çok fuar gezdik böyle artık rezillik mi desek, bilinmezlik mi desek ya da cahillik mi desek bilemedik.

Stant da görevli olan ve kitap camiasından tanıdığımız bir arkadaşımızla karşılaştık, kendisinin ilgilendiği bir başka okur olduğundan bizde başka bir görevliye Jeaniene Frost'un kitaplarının nerede olduğunu sorduk.  Aldığımız cevap ikizle beni resmen şoka uğrattı. Efenim olay sırasıyla şöyle gelişti; önce kitap stant köşelerinde arandı, kitaplar bulunamayınca olay boyut değiştirdi ve  Artemisin böyle bir yazarı yok yanlış yayınevine soruyorsunuz ile devam etti. Biz nasıl olur tabi ki böyle bir yazarınız var dememize rağmen inatla hayır böyle bir yazarımız yoklar devam etti.  Kıza derdimizi anlatamayınca bu sefer başka bir çalışan arkadaşımız geldi "evet hanımefendi bizim böyle bir yazarımız yok" diyerek bir öncekinin söylemlerini devam ettirdi. İkiz ile ben 10 saniyelik şoktan sonra (aha burada ikizle birbirimize bir bakışımız var gören yere serilirdi) eminsiniz yani son kararınız bu mu diyerek "acaba mı!?" kısmına geçmelerini bekledik ama nerdeee kendilerinden o kadar eminler ki bir kere daha evet dediler. (ahh şu İnternetin gözünü seveyim) Açtık neti girdik DR'ın sayfasına, yazdık yazarın adını haliyle ekrana gelen kitapları arkadaşlara gösterip peki bu kapak üzerindeki artemis logosu yanlış baskı o zaman dedik. Kitapları gösterir göstermez 180 derece ile fuara bu yazarın yeni kitaplarını getirmedik deyi verdiler, tamam biz eskileri görmek istiyoruz zaten seriyi tamamlayacağız dedik, öyle bir iki eğilmeler, stant dın alt kısımlara bakmalar falan, aradılar taradılar yok biz bu fuar bu yazarın hiç bir kitabını getirmedik de karar kıldılar. Bizde arkadaşları kaldırabileceklerinden daha fazla bilgi depolaması yapmayalım dedik ve peki o zaman diyerek sessizce uzaklaşmaya meillendik. 

Neyse ki tam bırakıp standan koşarak uzaklaşıyorduk ki arkadaşımız müsait oldu ona bir iki kitap sorup onları alıp kazasız belasız alıp oradan uzaklaştık. 

ŞİMDİ SORARIM SİZE EY OKURLAR !   

Acaba arkadaşları standın başına süs olsun diye koymadılarsa şayet az biraz derslerine çalışmaları gerekmez miydi? Seri sıralamasını vs. geçtim en azından yayınevinin yazarlarını öğrenmek gibi bir iki site açıp bakamazlar mıydı?  

Yazık ! kitap ve yayınevi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan arkadaşların kitap hakkında atıp tutmaları, okurlara satış yapmaları pardon yapmaya çalışmaları tamamen talihsiz bir olay. Bana kitaplar ya da yazar hakkında bilgi verilmesini geçtim öyle bir beklentim de yok zaten, çok şükür yıllardır okuma zevkime kitapları, yazarları ve yayınevlerini araştırmayı eklemiş insanım. Ama bir  yayınevinin yazarı olan  ve oradan çıkan - ki 10'a yakın kitabı bu yayınevinden çıktı - kitapları varken bana bu yazar bize ait değil nidalarıyla gelmesin hele hele inatlaşması tahammül edilemez. Böylesi talihsiz bir olay okurları değil sadece yayınevini yaralar. Sonuçta orada kimse kendisini değil yayınevini temsil etmek için orada görev alıyor. 

 İşte böyle ilk uğradığımız stand maceramızda böylelikle başlamış oldu.  Yinede her şeye rağmen aldığımız kitaplar. 

Artemis Yayınlarından alınan Kitaplar
Kan bağı serisinin 3. ve 4.kitabı Mavi Büyü ve Ateşli Kalp 

Buradan ayrılırken önce bir silkelendik kendimize geldik sonrasında soluğu 


KANES YAYINLARINDA

aldık. Yayınevini görüpte "Karen Rose'un kitabı ne zaman çıkacak" diye soramayan yoktur sanırım. Nejla hanımı görünce bizde geleneği bozmadık ve soru verdik :) ve maalesef yakın tarihte yeni kitap yok gibi gözüküyor. Başka yeni çıkan harika kitaplar var Kanes standında. Nejla hanımın hoş sohbetiyle akşama kadar konuşulurdu  diğer stantlar bizi bekler diyerek alacağımız kitapları alıp yolumuza devam ettik. 

Kanes Yayınlarından alınan Kitaplar  
Serinin 1. kitabı Avuntu ve 2. kitabı Hüküm 
Bedel
Berrin
Türkan Şoray'a Mektuplar

Yüzümüzde derin bir tebessüm ile imza saati geldi çattı. Hemen son hızla


ASPENDOS YAYINEVİNE

standına ulaştık.  Aspendos kitaplarına bak bak doyamadık. İmzalar atıla dursun biz buradan da bir iki kitap baktık ve ilk olarak merak ettiğimiz kitabı aldık. Sonrada yayınevinin yeni yazarlarından Hilal Sena Can'nı bulmuşken kitabını imzalatmadan edemedik. 


Aspendos Yayınlarından alınan Kitaplar
Parçalanmış
Sen Benim Nefesimsin 

İmzalar atıldı bol bol fotoğraflar çekildi, harika okurlarla hoş kitap sohbeti ve benim selfie çubuğuyla olan imtihanım yaşanmaya değerdi. Devamında ikiz ile sevdiğimiz, olmazsa olmazımız olan yayınevimiz 


NEMESİS KİTAP

 standına selam vermeden olmazdı. Harikası editörü Hasret ile sohbet, ardından da ikizin tutkunu olduğu yazar ve son kitabıyla olan kavuşması iki sevdalının kavuşma anı gibiydi :D 


Nemesis'den alınan Kitap
Belki Bir Gün


Bu üç yayınevini yan yayana getirene ne çok dualar ediyorum bir bilseniz. Sayemde cennetlikler :) 

Go! KİTAP, ARKADYA, ARKADYA BİTTER VE KORİDOR
Beyaz Balina grubu dur durak bilmiyor ve okurlarını mutlu edecek bir çok yolu deniyor.  Güzel editörümüz Yasemin bize inanılmaz harika haberler verdi. Arkadya Bitter'in yeni şahanesi Takvim Kızı çok yakında bizlerle olacakmış mesela. En favori kızım Şubat ayıymış ama olsun ben zevkle keyifle beklerim.. Aklım Arkadya standındaki büyüklere masallarda kitaplarında takıldı. Önümüzdeki hafta Heidi Büyüyoru almak için niyetliyim bakalım. Ardından Go! kitaba geçiş, sevdiğim serinin son kitabını aldık.  İnsanı gülümseten şeyler okumama vesile olan sosyal medya sorumlusu Burcu Koridor standındaymış. Haliyle bize de Koridor'un yolunu tutmak kaldı. Kendisiyle sonunda yüz yüze görüşebildik. Her seferinde bir aksilik oluyordu ve karşılaşamıyorduk sonunda şeytanın bacağını kırdık. Ayak üstü muhabbet edip Koridor turumuzu da bitirip koordinatları diğer yayınevlerine çevirdik. 

Go! dan alınan Kitap
The Orginals Diriliş 

Kitaplarını okumak artık eskisi gibi tat vermese de sıra geldi


MARTI YAYINLARINA

Size güzel haber Lisa Gardner'in yeni kitabı çarşamba günü fuarda yerini alacak. Satış sitelerinde ya da çıkacak olan kitaplar duyurusunda kendisini göremedim ama duvarda koskoca afiş vardı ve bize söylenen böyleydi bakalım göreceğiz. 

Martı Yayınlarından alınan Kitaplar
Ateşin Şarkısı 
Bana Söz Ver
Başka Şansın Yok
Gölgesizlerin Tutkulu Dansı 

Bu fuarda alınan kitapların çoğu polisiye sizde fark ettiniz dimi? Misal sonraki durağımız olan 


EKSİK PARÇA YAYINLARINDAN

da 4 kitaplık seri polisiye aldık. Uzun zamandır ablamın mutlaka alın okuyunlarına
nihayetinde karşılık. Hem de çok uygun rakama. 9.90 TL'den kitap almak isteyenler sizlerde mutlaka Eksik Parça standında uğrayın.

Eksik Parça Yayınlarından alınan Kitaplar
Ölüm Falı
Körebe
Gölgeleri Kovala
Küller ve Anılar

 


Tam çantamızı aldık çıkıyorken 
İNDİGO KİTAP
standına uğramadığımızı fark ettik. Rotayı hemen 4. salona çevirdik. Güzel sohbet eşliğinde yazdan beri beklediğim kitabın ikincisini görür görmez aldım. Ah nasıl mutlu oldum nasıl sevindim anlatamam. Ya bu kitabı herkesler okumalı !!! Elimdeki bitsin ilk o kitaba başlayacağım. Ve ikiz İndigo yazarı Hatice Çolak ile karşılaşınca yeni önce çok sevindi sonra kitabını imzalattı. 

İndigo Kitaptan alınalar
Linger / Canavarın Peşinde
VesseLÂm


- işte alınanlar -


Evet alınan kitaplar bu kadar. Ama gezilen standlar elbette bu kadar değil. 


  • Ephesus standına uğranıldı. Dostlarla kavuşuldu, ayak üstü iki lafın beli kırıldı ve kendileri o muazzam yoğunlukla baş başa bırakıldı. 
  • Epsilon Yayınlarına uğranıldı ve hayal kırıklığı çoktu. Eski kitaplar gayet uygun ama yeni kitap yok yani varda yabancı okunası yazar yok yok yok yok. Epsilon'nun tek güzel yanı eski kitapları HERKES OKUSUN DİYE tek kitap 10 TL 3 kitap 25 TL'den satıyor olması.
  •  Parodi kitabın standı efsaneydi özellikle yeni kitabı YOLCU haftaya uğranılıp alınacak. 
  • Mortena Yayınlarına da gidildi. Yeni kitaplarına bakıldı ve çok beğenildi. 
  •  Olimpos Yayınlarına uğranıldı turumuzun biricik kitabı Gizli Bahçeye yakından bir kez daha bakıldı. Not: Stant önünde bir genç çocuk vardı şöyle 17-18 yaşlarında elinde telefonu olan tüm genç kızlar çocukla fotoğraf çekiliyordu. Ben kim diye bakarken 10 yaşlarında başka bir çocuk abla kim bu herkesler onunla fotoğraf çekiliyor diye sordu, bilmiyorum ama bende çok merak ettim dedim. Kendime not: Haftaya soracağım. 
  • Pegasusa uğramadık ona uğrama hakkımızı haftaya Pazar gününe sakladık. 
  • Yeni yeni yayınevleri türemiş onları da es geçmedik uğradık. 
  • Dex'e neden bilmem uğramadık :) 
  • Doğan Kitaba uğradık ama çok kalabalıktı duramadık.
  • Altın Kitaplara uğrayamadık, haftaya uğranılacak.
  • Portakal kitap yeni merak ettiğim yayınevlerinden uğranılacak
Fuar sonunda kendimizi dışarı attığımzdaki modumuz tam olarak buydu. Yorgun ama keyifli ve bir sürü poşetli. 

Haftaya Cumartesi ve Pazar günü ben yine orada olacağım. Bu yazıyı okuyanlar umarım sizlerle karşılaşabiliriz. Şimdilik bu kadarcık sevgiyle ve kitapla kalın.. 


BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI