Gizli Bahçe The K2 Shopping King Loui Sarai Aşkın Kokusunu Aldım Bir Anda Aşk Eğer Benimle Olsaydı Büyü Cindrella and Four Knights Hayat Işığım Love in the Moonlight Piyon Moon Lovers Scarlet Heart Ryeo Tutku Oyunları Serisi İzabel Şeytan Tüyü - Yakın Mesafe

Kusursuz Evcil (Perfected-1) || Kate Jarvik Brich /KİTAP YORUMU ve TANITIMI (Serpil KIR)

KUSURSUZ EVCİL || KATE JARVİK BRİCH  (Perfected #1) 



Misis Kitap'tan çıkan, gerek sunumu gerekse arka kapak yazısı ve kapak görseliyle merakımı arttıran KUSURSUZ EVCİL  okundu ve bitti.
Genelde Asi Kız ile birlikte çok nadir kitaplar okuruz (turların dışında, o da mecburen). Ama bu kez kendimizi ödüllendirelim istedik ve aynı anda başladık okumaya.


Misis Kitap yeni yayın hayatına Kusursuz Evcil ile merhaba dedi. Ve bizlere de alıp okumak düştü. Wattpad ile başlamamış olması ile benden artı puan almıştı zaten. Üzerine bir de heyecanla ve merakla okutan bir kitap yayınlaması puanlarını ikiye katlattı 😉 alkışlar sana Misis 👏👏👏

Kitabın Konusu

Greenwich yetiştirme evi, adları EVCİL olan yirmi kızı büyütüyor, yetiştiriyor ve leydilere özgü itahatkar bir evcile dönüştürüyor. Zamanı geldiğinde bu yirmi kızı, üst sınıfın en seçkin aileleri (bürokratlar, senatörler vs.) kızlardan birini seçiyor ve birer KUSURSUZ EVCİL olarak evlerine yerleştiriyor. Amaç,  zengin-fakir kavramını baştan tanımlayacak bir sistem.
Milletvekili John Kimball bu sistemin savunucusu. Ve hatırı sayılır bir para ödeyerek eşi ile birlikte sekiz numaralı Evcil'i eve götürüyor.
Ella adını koydukları evcil tam bir itahatkarlık abidesi. Milletvekili ondan özel ilgi bekliyor ama sadece o değil, evin en küçük üyesi Ruby için oyun arkadaşı, evin hanımı için tehlike (bir önceki aldıkları evcil yüzünden) ve evin genç delikanlısı için ise karmaşık duygular.
Ella da aynı duygular içerisinde ama bildiği hayat ile dışarıda ki hayat onun için çok farklı. Özgür olmak en çok istediği şey ve Penn'e olan duyguları artıkolduğu şeyi yapamayacağı noktaya getiriyor. Üstelik duygular da karşılıklı olunca yeni planlar devreye giriyor. Bilmediği bir dünya ve şayet olurda kaçar yakalnırsa gideceği bir kırmızı kapı arkası var. Ve bu kapı ardına geçenler geri dönemiyor. Şimdi zor bir karar vermesi gerek. Bu kararı vermesi, uygulamasından daha kolay. Çünkü o bir EVCİL,   yaşadığı dünya ile dışarıda olan bambaşka.

Ve bu duygu karmaşasında devam ediyor kitap, hele bir sonla bitiyor ki, "ne yapacaksın şimdi Ella" dememek elde değil.
Kitabın devamını tabiki merakla beklemekteyim
ve umuyorum ki yayinevi bizi çok bekletmeyecek.
Kesinlikle tavsiye ederim. Yazarın anlatım dili, kitabı bir çırpıda bitirecek kadar akıcı.
Okumak için bir neden daha....


Arka Kapak


Kusursuz Evci̇l

        “ Kusursuz Olmanın Bir Bedeli vardır...”
        İnsanların genetiklerinin değiştirilip “evcil”
olarak satılmalarına izin veren yasa çıkar çıkmaz,
varlıklı ve güçlü aileler Ella gibi güzel kızları satın
almak için harekete geçmişti.
       
       Doğumundan itibaren zarif, ağırbaşlı ve her
şeyin ötesinde “kusursuz” olmak üzere eğitilen bu “aile dostları” sahiplerinin evlerine lüks bir hayat yaşamaya hazır olarak giriyorlardı.
      
       Ella, bir milletvekilinin küçük kızının arkadaşı olarak geldiği yeni evinde, yakışıklı ve asi Penn ile karşılaşmayı
beklemiyordu. Penn, kusursuz görünümünün altında yatan kızı görebilen tek kişiydi. Ona âşık olmak, Ella’nın bildiği her kuralı çiğnemesi anlamına geliyordu.
   
    “Kusursuz Evcil” insan olmanın anlamına ürpertici bir bakış, aşkın göz kamaştırıcı gücünün bizi nasıl özgür
bırakabileceğinin şaşırtıcı bir hikâyesi...

Satın alabileceğiniz Siteler;
⬇⬇⬇


Yazarın diğer kitaplarını incelemek için;
⬇⬇⬇
Goodreads
Amazon
Kate Jarvik Brich


Ve elbette yepyeni yayınevinin 
Sosyal Medya sayfalarına bir gözatabilirsiniz
⬇⬇⬇
Misis Kitap Facebook 
Misis Kitap İnstagram 


Benden bu kadar 😉 bir sonraki KİTAP YORUM ve TANITIM'da görüşmek üzere. 
Okumak Iptiladır Müptelalara Selam Olsun 


As!'den_T. Y. Mazer_Lacivert_Kitap Yorumu

Herkese merhaba 🙌


Konuyu zorlaştırma, kaçmaya çalışma, etrafı kurcalama..



Sihirli Kitaplık ekibinin başlattığı Lacivert kitap turuna bende misafir oldum. Ayyy iyi ki de olmuşum hissiyatı bu satırları yazarken bile hala aklımın bir köşesinden geçip duruyor

Turumuzun konuğu, T.Y.Mazer'in kaleme aldığı Ephesus Yayınlarının bastığı olaylı (Cnr kitap fuarında adeta yer yerinden oynamıitı)  Lacivert kitabı. 

Kitabın konusu son dönemde okuduğumuz birbiri tekrarı kitaplardan çok uzak. Sizi ileri teknoloji ile donatılmış, aksiyon ve heyecanı iliklerinize kadar hissettirecek, adı Mahzen olan ama okuyucuya dünyanın en güvenilir yeri hissiyatı yaşatan bir kitap sizleri bekliyor.

Ön sözümüzü de belirttiğimize göre 😍 #kitapyorum da gelsin o vakit. 
 

Kitabın bayan karakteri Beren Soydan. İllet mi illet, insanı katil edebilecek bir abisi var. Abisinin kendisine uyguladığı psikolojik ve fiziksel şiddette artık dayanamıyor ve üniversiteler arası geçiş yaparak İstanbul'a kaçıyor. 
 
Kaçarken geride abisine özel bıraktığı hasar muazzamdı. Ohh olsun onlara 😋 İstanbul'a ayak basar basmaz önce kayboluyor sonra başına belaların en büyüğü - böylesi bir bela herkesin başıma - geliyor. Belanın adı James Hunter 💗 Başarısız geçen bir operasyondan yaralı olarak kurtulan James, kaçarken karşısına çıkan kıza ve arabasına el koyuyor. Kızımız akşamın sonunda kendisini ileri teknolojinin anavatanı olan bir mahzende buluyor. James'in yaraları bir anda iyileşiyor üstüne üstlük bambaşka bir adam olarak Beren'nin karşısına çıkıyor.  Önce okuyucu olarak ne oluyor yahu diye bi  kafa karışıyor  ama sonra James ince ince detaylıca neyin nasıl oluğunu bize anlatıyor😁 Haa bu arada adamımızda  değişmeyen tek şey o yakıcı Lacivert gözlerin olduğunu da  belirtmeden geçemeyeceğim. 💕 (saranghae James) An itibariyle Beren'nin olaylara kişi ve kişilere adapte olma sürecini, acımasız ve duygusuz ama bir o kadarda düşünceli katilimize gönlünü kaptırma anlarını keyifle okuyoruz. Ben kızı sevdim. Öyle olur olmadık yerlerde tribal enfeksiyonlara girmedi, yeri geldi ağladı yeri geldi çemkirdi ki haklı olarak çemkirdi. Zaten biz bayanlar asla haksız yere çemkirmeyiz 😁 
 
Endamın yeter şarkısını kendisine ithaf etmekten gurur duyarım efeni



 James Hunter, kendisi kitap içerisinde en salyalarımızı akıtarak okuduğumuz adam olma unvanına sahip. Net ! Acımasız ve duygusuzca olan bakışları o kadar güzel anlatılmış ki, ben bile kızın sulu esprilerine kıkır kıkır gülerken onun en minnakından bile tepki göstermemesi şok etti beni. Az gül be adam, somurt somurt nereye kadar. James yabancı biri, bağlı olduğu birlik onu genellikle Türkiye'deki işlere yolluyor ve Türkçe'yi akıcı bir şekilde konuşabiliyor. Aha o kadar ki Beren'e bile ondan daha iyi Tükçe konuştuğunu söyleyebiliyor. Beren'i gizli görevi bitene kadar yanından ayırmıyor, operasyon dahil her yerde yan yanalar. James'in elinde ki iş onun son işi olacak. Bu son iş ile amacı ortadan kaybolan ortağı Sophia'yı bulmak. Olaylar hiç eksik kalmıyor o yüzden kitabın temposu hiç düşmüyor. 

  




Bir diğer ajanımız Mike 2.favorilerimden, Elizabeth ise yok olup gidesice den başka bi diyecek söz bulamıyorum. Ve Jenny, kendisi robot olsa da bence de çok tatlıydı


Şimdi gelelim kitabın finalineeeeeee.. 

Acaba bana neden kimse kitabın sonunda koskocaman bir DEVAM EDECEK yazısı olduğunu  söylemedi ki. 

Off öyle bi yerde bitti ki Ephesus Yayınlarının kapısında nöbetleşe bekleyeceğiz artık.
 










Hadi EN'lerim yapalım
 
En Sevdiğim Karakter: Plissss tabiki James Hunter yanın da bonus olarak Mike da olabilir.
 
En Sevmediğim Karakter: Çetin Soydan 👿 geberesice 
 
En Sevdiğim An: Imm.. O zor oldu bu hemen hemen her sahne favorim ama James ve Beren'nin çıplaklıkla ilgili olan muhabbetleri 😂
 
En Sevdiğim Alıntı:    
 "Nereye gidiyoruz?" dedim. 
"İsviçre'ye" dedi. Cevap vermeye hazırlanırken, lafı ağzıma tıkadı. "Yorum yapma. Tartışmaya açık değil. Benim gitmem gerekiyor ve o kadar uzağa giderken seni burada bırakamam." 
"Bu durumu kolaylaştıracak bir ışınlanma teknolojiniz yok mu?" Lacivert boş gözlerle bana baktı. "Mümkünse. " Duraksadı. "Soru da sorma." 

Yaaa çok ponçiksin ama sen 💗
 


Kitap hakkında yorumlar, playlist en önemlisi yarışmaya katılmak için sizi BURAYA davet ediyorum dostlar.. 

Bizden ayrılmayın ve takipte kalın efenim. Sevgiler As!

As!'den_Resident Evil: The Final Chapter_Karakter İncelemesi

Herkese merhaba 🙌

@Kitapla_mola kızları olarak başlattığımız Resident Evil: The Final Chapter kitabının turu ile sizlerleyiz. İlk olarak kitapla ilgili Rüya Kız Serpil'in yorumu için buraya TIKTIK yapabilirsiniz.

Serinin ilk filmini yıllatr yıllar önce izlemiştim. Aha izlediğim tarihi hatırlamaya çalışıyorum ama pek mümkün olmadı. 😞Heyy gidi zaman, asırlar önceymiş gibi geliyor. 


Kitap karakterlerini oyuncularını daha yakından tanımaya ne dersiniz? 

O zaman buyurun karakterlerimizi tanımaya.. 

İlk olarak seriye adıyla güzelliği ve muhteşem performasıyla hayat veren  Milla Jovovich yani nam-ı diğer Alicie / Alicia Marcus ile başlayalım.

Aslında her şey Alicia'nın babasının onu yaşatma çabası yüzünden başlamıştı. Küçücük bir kızken yakalandığı erken yaşlanma hastalığı babasını çaresiz bir duruma sokmuştur. Tüm bu çabalar sonunda babasının bulduğu tvirüsü ile hastalık son bulacak derken virüs muazzam bir şekilde büyüyor. 

Devreye giren zombiler ve evrim geçirmiş yaratıklarla uğraşma derdi de Alicie'ya kalıyor.

Hatun için diyecek söz yok. Ben kendisini ilk Jeanne D'Arc da izlesem de bu film ile adını taçlandırdı. Kitabı okurken bile gözümün önüne hep sen geldin Milla 💖

 Kızıl kraliçe, Alicie'ya 48 içinde Raccoon City'e gitmesini ve orada bulunan antivirüsü almasını ister. Ve zorlu yolculuk bu andan itibaren başlıyor. Söylemeden geçemeyeeğim, kitapta bu yolculuk o kadar güzel ve dağınık detaylar olmadan anlatılmış ki, hali hazırda filmi izleme gereği duymaz insan ama yinede seriyi sadece 1. filmde bırakmıl biri olarak kitap filmi meraklı hale getiriyor. Kafamdaki sorulara bir cevap bulmalıyım ve sanırım bu cevaplar filmin serilerinde yatıyor. 




Ali Larter yani, Alicia'nın eski dostu Claire Redfield. Ali'yi ilk Heroes dizisinde izlemiştim. Off o kadar zaman önceydi ki, vaay be ne günler geçmiş diyorum😔 


Claire, hayatta kalan bir grup insanın yanında yer almaktadır ve Alicia'yı da gruba dahil edip beraber mücadele etmek istemektedir. 

Alicie ile beraber oldukları bir dövüş sahnesi var ki kitapta böyleyse beyazperde de nasıldır diye merak ettirmedi değil.















Eoin Macken , kendisini kitap içerisinde Doc. olarak tanıyacağız. Sanırım filmde de aynı şekilde bizlerle oluyor.

Oluşturduğu küçük grubun lideri olur kendisi. Benim için kitapta bir çok yerde sürpriz yumurta olma unvanına erişmiş bulunmaktadır. 😋 Tam sevecekken seni yapılır mıydı bu 😖



















Hayatta kalan son insan tanesinden biridir Razor. Bir şekilde Doc. Macke'nin sağ kolu oldu ve oda bu mücadeleye baş koyanlar arasına girdi. 💪

















Ayy işte benim favorim, Christian. Grubun bir diğer üyesi. Oda zombilerden ve canavarlardan bezmiş ve onlardan kurtulmak için elinden geleni yapmaya ant içenlerden. 

Kendisinin gerçek adı William Levy imiş. Kafamı kuma gömerek söylemek istiyorum ki kendisini hiç izlemedim. Sanırım filmi izlemek için harika bir neden daha. 

Ve belirtmek isterim ki, kendisinin tipini görmeden öncede kitapta sevmiştim. Kader işte görmeden aşık edebiliyor 😍😍😍😍😍😍

 Asi durur mu hemen araştırdım, filmde oynadığı karakter hakkında baknız bu satırları söylemiş " Çok güçlü bir kişiliği var, kimseye güvenmiyor. Önce ateş edip, sonra soru soruyor."
Ayy cidden öyle ama ya.. Kitapta en sevdiğin karakter kim deseler
Christian.Christian.Christian.derim 😜






Diğer üyemiz Abigail'e Ruby Rose hayat vermiş. 

Grubun ayaklı silah icat edeni dir. Her şey den silah yapabilir ve sizi zor durumdayken kurtarabilir. 

 















Bir kitapta olmaz olmaz kötü adamlardan en kötüsü 😡 Dr. Isaacs. Gerçek adını bilemesekte olur bence 😡 Alicia'nın babası James'in ortağı Umbrella Şirketinin yarı ortağı ve insanlığı yok etmeye baş koymuş insan müsveddesi 😈 Geberesice pislik 😈 O kadar sene filmde ölmesini nasıl beklemişler yahuu ben olsa dayanamazdım
😈
















 

Finali okuyucuları şoka uğratan ama zaten böyle olmalıydı dedirten Küçük Alicia yani Kızıl Kraliçe ile karakter incelememize son verelim. Finalde Alicie yardım eli uzatan Kızıl kraliçe belki de başlayan savaşı sonlandırmada en büyük rolü oynuyor. 

Kızıl kraliçenin kim olduğunu öğrendiğimde epeycede şaşırdım. İçinde sakladığı şeyler ise bence kitaba damga vuran, kitap kurgusunun kusursuz olmasına neden olan şeydi. Yani kısaca kızıl kraliçe olmasaydı, kitap olmazdı. Alicie bu durumdan kurtulamazdı ve hayatta kalan son insanlarda yeryüzünden silinirdi. 

Diyeceklerim bu kadar 😋😋😋😋




Kitaptan ve karakterlerden bu kadar bahsetmişken fragmanları izlemezsek olmaz dimi? Keyifli seyiler..



 
 




Bu arada belirtmek isterim ki, kitap ve film için final deselerde kitabın sonu bana pekte öyle gelmedi. Kimbilir belkide bendeki sadece bir umut 💘


Bir sonraki turlarda görüşmek üzere.. Sevgilerle Asi




Kitap YORUMU:Resident Evil | Şeytanın Dönüşü (Serpil KIR)

Kitapla_Mola Bookstagram Turu
 "Resident Evil | Şeytanın Dönüşü" THE FINAL CHAPTER 


Yıllar yıllar önce serinin ilk filmini izlerken çok sevmiştim. Hatta öyle sevmiştim ki o senenin yazı bu filmi ile bitti diyebilirim. Daha sonra da bu ritüele eşim ile devam ettim. Epeydir izlemediğim için kitabı okumak çok ama çok iyi geldi. Geçmişe dönmüş gibi hissettim ve karakterleri okurken Milla Jovovich de sanki  benimle birlikteydi 😉 
&&&&&
Yorumuma geçmeden önce son aylarda İndigo Yayınlarının ataklarını da takdir etmek istiyorum. Hepsi bir yana, daha hazırlık aşamasında duyurusunu yaptıklarından itibaren okumak için büyük istek duydum. 

__Ve nihai SON__


Bundan yıllar önce, bilim adamı olan iki yakın arkadaş, Dr. Alexander Isaacs ve James Marcus Umbralla Şirketini kurar. Bu şirketin adını "UMBRALLA" koymalarının bir sebebi var.
"Çünkü anlamı şemsiye demek,  şemsiye korumanın sembolüdür. Onu taşıyan insanı korur ve yardıma ihtiyaç duyan herkesi bir araya toplamanın sembolüdür. "
Başlarda bu şirket adının hakkını vererek oldukça güzel buluşlar yapar. Marcus'un kızı Progeria hastalığı ile mücadele eder ve durumu ağırdır (hızla yaşlandıran bir hastalık, Werner Sendromu). Marcus'un hedefi kızını ve bu hastalığa yakalanan tüm çocukları kurtaracak yeni tedavi yöntemleri  bulmaktan ibaret olmaya başlar. 
Büyük mucize gerçekleşir ve Isaacs ve Marcus Progenitor hücreyi bulur. T-virus dedikleri bu hücre, deforme olmuş hücreleri canlandırıp daha güçlü bir hale getirir. Marcus'un kızının da hayatı kurtulur, lakin bu hücrenin öngürelemeyen yan etkileri de vardır, hemde çok korkunç yan etkiler...
İşte bu yan etkiler Isaacs için yepyeni bir dünyanın kurulması anlamına gelmeye başlar. Ama bu yeni dünya için önce varolan yaşayanların birer zombiye dönüşüp kendi ırklarını öldürmesinden geçmektedir. Marcus devlete bu ilacı satmaya şiddetle karşı çıkar. Ama kahrolası Isaacs yoluna taş koyan herkesi ortadan kaldırır ve buna James Marcus da dahildir. Marcus'dan şimdi geriye bir tek Alice kaldı, o da yıllarca sürecek bir savaşın esas kahramanı olacaktır. 
Isaacs, zombilerle dolu yeni dünyanın son fitilini ateşlemeye hazır, yoluna çıkmaya devam eden herkesi de ortadan kaldırmaya kararlıdır. Ama ezeli baş düşmanı Alice yeniden işlerine çomak sokar. 


Alice, yıllardır verdiği mücadelenin sonuna gelmiş gibi hissetsede son nefesine kadar bu kıyımları durdurmakta kararlıdır. Umbralla'nın beyni, Kızıl Kraliçe ne yapması gerektiğini Alice'e anlattığında açıkçası bende pek güvenmedim, sonuçta Umbralla'nın beyninden bahsediyoruz. Ama Alice'in de dediği gibi "denenecek başka ne kaldı"...

Umbralla, havayla yayılan bir antivirüs geliştirmiş, eğer bu virüs yayılırsa T-virüsünü ve ona temas eden herşeyi yok edecek ve birkaç dakika içerisinde tüm virüsü dünyadan yok temizleyecektir. Şimdi Alice herşeyin başladığı, Umbralla'nın, T-virüsün ve onun tedavisinin geliştirildiği Hive'a, Raccoon City'e geri dönmek zorundadır. Önünde sadece kırk sekiz saati olan Alice, önüne çıkan tüm engelleri zorluda olsa aşmak zorundadır.

__zombi,yaratıklar,ahtapot kollular ve yılan dillilerden bahsediyorum ve okurken içimin ürpermesine mani olamadım. 

Tabikisiiiiiii en büyük engelde peşinde gelen Isaacs dan baskası değildir. 
Raccoon City'e gittiğinde başka başka suprizler de Alice beklemektedir. 

__😄söylemeyi çok istesemde spoilerin babası olacağından susuyorum).

Film tadında bir kitap okudum desem yeridir resmen. Her zaman söylemişimdir, tavsiye verirken iki kez düşünmek zorunda bırakmayan kitapları seviyorum diye 😄 işte bu kitapta kesinlikle onlardan...

ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM...


Unutmadan İnstagram da başlattığımız yarışmaya katılmak için ➡  TIKLAMANIZ yeterli 😉

Okumak İptiladır Müptelalara Selam Olsun 


BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI